Yazılar

Gaye Petek Ve Sarsılan Fransa

Başörtüsü zulmünün sona ermesini beklerken, adamlar yasağı ta dünyanın öbür ucuna kadar yayma telaşı içerisinde habire hırçınlaşıyorlar. Hani, deseler ki, Antartika’da bir müslüman kadın başörtüsü takıyormuş, bunlar oraya da “başörtüsü yasaktır” tabelası asmak için her türlü tehlikeyi göze alırlar.

Öyle birileri var nitekim.
Bildiğiniz gibi, başörtüsü Türkiye’nin temellerini sarstı ve yerle bir etti. Şimdi sıra Fransa’da. Fransa’yı da yıkarsa, iki koldan, yani Türkiye ve Fransa’dan bir hamle ile bütün Avrupayı ele geçirebilir. Bir çırtlak ses bunu anlatmak ister gibi çıkıyor.

Fransa’da yaşayan Gaye Petek isimli bir kadından söz ediyorum. Fransa’nın Cumhubaşkanı olan J. Chirac tarafından “türban komisyonu”na üye tayin edilen Gaye Petek’ten... Fransa’yı kurtarmayı gaye edinmiş olan ve sağa sola saldıran Gaye hanımdan...
Bize, “kadının saçı uzun, aklı kısadır” demişlerdi hep. Fakat bu bayan, bu düşünceyi ters yüz etmek istercesine öyle bir söz yumurtlamış, pardon sarfetmiş ki, aklım durdu.
Bakın neler diyor.

“Fransa’da, okullarda türban çığırından çıktı... Mutlaka yasaklanması gerekiyor... Fransız Cumhuriyeti’nin temellerini sarsıyorlar!!!”


Ne dersiniz siz şimdi? Ben burada biraz önce eşimin ağzından çıkan ve İslam’ın bize emrettiği “Küfür tek millettir” sözünün gerçek oluşuna bir kez daha tanık oldum. Şimdiye kadar devlet erkanı gurbetçileri Avrupa hükümetlerine şikayet ediyorlardı. Bizlerle savaşmak ve cumhuriyetin yıkılmaması için onlardan yardım talep ediyorlardı.

Şimdi ise, Gaze Petek gibiler Avrupa Cumhuriyetlerini başörtüsünün hışmından korumaya çakışıyorlar.
Anlaşılan Başörtüsü Gaye hanımın temellerini sarsıyor. Bundan hiç şüphem yok. Fransa ve Avrupa Devletleri’nin fuhuş yuvalarını dolduran ve Genelevlerin sahibi Papa’nın kasasını dolduran Türk kadınları Fransa’nın temellerini sarsmıyor nedense. Kendisi de bir kadın olan Gaye Petek, Papa’nın Avrupa Hükümetleri ile aldığı hıristiyan fahişeleri genelvelerden kurtarıp, yerine yabancıları, özellikle Türk kadınlarını fahişe yapma kararına karşı savaşacak yerde, başörtüsünü Fransa’da yasaklatma savaşı veriyor. Fransa’daki bütün kadınlar bir numaralı fahişe olsa, hiçbir temel sarsılmayacak. Fakat bir başörtülü kadın bütün Cumhuriyetleri tarumar edecek. Buyurun buradan yakın desem, “sen de mi Kasımpaşalı’sın” diyecekler.
Benim ona bir teklifim var. Önce kendi temellerini sarsılmaktan kurtarsın yeter!


Başörtüsünün inkarı da Kur’an’ın inkarı olduğuna göre, zaten müslüman olma gibi bir tasası da yok demektir. Benim kadınımın başörtüsü ile hiçbir Avrupa Hükümeti uğraşmadı. Fakat yerli düşman tabiri ile anılanlar ortalığı karıştırmak için tepiniyorlar.
Gerçeği söylemek gerekirse, asıl neden başörtüsünün devletleri yıkacağı gibi gülünç iddialar değil, asıl neden düşmanlığa, yani Allah, Kitap, Peygamber, din düşmanlığına bir kılıf arama gayreti...

Evet!.. İnsanlıktan kendisini soyutlayanlar, yukarı doğru değil de, aşağı doğru terfi edenler, ancak bu kadar olurlar. Onlar, yeryüzünde asla iyi bir şey istemezler. Gaye hanım da, psikoloji bilimine göre bu bulguları taşıyor. Yazık!.. Halbuki, bir kadın olarak hemcinslerinin hakkını korur diye düşünüyordum. Chirac da öyle düşünmüş olacak ki, ona görev vermiş.

O, İslam’a ve müslümanlara düşman olabilir. Fakat bu düşmanlık kendini inkar edercesine yalan söylemeyi gerektirmez. Ben izlemeye aldım. Fakat Fransa’nın başörtüsünün temellerini sarstığına ait hiçbir ize rastlamadım. Bunu anlattığım Fransızlar dahi kıs kıs gülüyorlar. “Elbisenin devlet yıkyığına hiç şahit olmadım” diyenler az değil.


Bundan geriye bir şey kalıyor. Başörtüsünün Gaye Hanım’ın temellerini sarsıyor olması... Türk ismini taşıyor olmasının ötesinde başka bir bağımız olmayan kadına bir kez doktora görünmesini tavsiye ediyorum. Doktor masraflarının faturasını da bana gönderirse, seve seve ödemeye hazırım. Yeter ki, başörtüsünden sarsılan temelleri yerine otursun...
Yüzbinlerce başörtülüyü kaybettik, bari onu kaybetmeyelim.