Yazılar

Iraklı Hassan'ın teklifi!

Ankara’da hava yine ABD lehine esiyor. Mart ayında istediklerini alamayan ABD bu kez hedefine biraz daha yakın gözüküyor.

Burada dikkati çeken husus, TBMM’ye gölge düşürecek bir durumun söz konusu olması: Çankaya Zirvesi… Karar makenizması birbirine karıştı. Kim ne yapıyor veya neyi yapmaya hakkı var belli değil.


Açık konuşmak gerekirse, ABD’nin Irak işgalinde dolap beygiri olma konusunda ilk ve son söz TBMM’nin olmalıdır. Tabii vekillerde çuvallanmayı hazmedebilirlerse, buna, yani gelecek bir tezkereye evet diyebilirler.


Hazım meselesi… Hazımsızlık tercihimizdir.

Devletin hazmedebilir olması, milletin de hazmedebilir olduğu anlamına gelmez. Daha üç gün önce çuvallanan askerlere hangi yüzle conileri koruma ve kollama görevi verilebileceğini doğrusu anlayamıyorum. Anlayabilen varsa, dinlemeye de hazırım.


Sade ben değil, Türk halkı da, Irak halkı da bunu anlayamıyor. Bir sebep de bulunamıyor…
Onlardan biri de Hassan isimli Irak vatandaşı. Yıllarını Türkiye’de geçirmiş bir şahıs. Onunla oturup her şeyi konuştuk. Sonra Irak’a asker gönderme konusu üzerinde durduk. Bu konuda bayağı hassas. “Olamaz” diyor. Sonra şunları ekliyor:
“Biz er geç Amerikalı ve İngilizleri ülkemizden kovacağız. Bütün işgalciler boylarının ölçüsünü alarak, defolup gidecekler. Siz ne arayacaksınız Irak’ta?”
Bizim devamlı kendimize sorduğumuz soruyu bir Iraklı tekrar sormuş oldu.
Evet, Irak’ta ne arayacağımızı bilen var mı? Hiç sanmıyorum.


“Siz işgalcilerin Irak’ta kalışını geciktirmekten başka bir işe yaramayacaksınız. Başınıza çuval geçirenleri korumak için Irak’a gireceksiniz. Bütün Müslümanların düşmanlığını kazanacaksınız. İşgalcilerle birlikte siz de öleceksiniz.” diyor.
Gözlerimin fal taşı gibi açılmasına sebep olan bir söz sarf etti.
“Size bir teklifte bulunuyorum. Siz işgalcilerle birlikte bizimle savaşmak için Irak’a girin. Ben de PKK ile birlik olup size karşı savaşayım. Olur mu?”
Sahi olur mu acaba? Anadolu’dan kaç kişi bu teklife evet der?


Adam haklı. Bir çok Irak halkı “Türk askeri Irak’a gelmesin” diyor. Gidenler de tabutlarla geri dönecektir. Bunu da herkes biliyor.
Benim de bir teklifim var. Kim buna evet diyorsa, lütfen ya kendisi gitsin, ya da kendi çocuklarını göndersinler. Coniye kalkan olacak, Müslümanlarla savaşacak evlat yok bizde. Bu da halkın son sözüdür.


Iraklıların bize karşı savaşmasını nasıl ihanet olarak görüyorsak, biz de işgalciler için Irak halkına karşı savaşmamızı ihanet olarak görmeliyiz.
Hiçbir kimse, Irak halkına karşı yapacağımız ihanetin kat kat karşılığını Allah Teâlâ’nın tekrar bize vereceğini asla unutmasın!
Böyle bir kansızlığı hazmedecek bir meclisin olmadığını düşünüyorum. Haksız mıyım yani?
Iraklı Hassan bunun en acısını bize haykırmış durumda. Umarım mesaj yerine ulaşır.
Asker gönderme meselesinin Irak ile sınırlı kalmayacağı herkesin malumdur. Aslına bakılırsa, ABD ve İngiltere Irak’ı Yahudi İşgal Devleti İsrail için işgal etmişlerdir. Sırada İran ve Suriye var. Bizim Irak’ta bulunmamız ABD’nin İran ve Suriye’ye saldırmasını kolaylaştıracaktır. Bu durumda biz de taraf sayılacağız. Yani conilerle birlikte Müslüman avına çıkmış olacağız. Daha sonra sıra bize geldiğinde de işgalcilerle kendimize karşı da savaşacak mıyız? “Evet” diyecek bir babayiğit var mı?
Sahi Iraklı Hassan ne demişti?


“Sen ABD ile bana karşı savaş! Ben de PKK ile sana karşı savaşayım”
Ben de oylamaya sunuyorum.
Kabul edenler, etmeyenler…
Kabul edilmemiştir.
Oturumu kapatıyorum!