Yazılar

İşgal Kuvvetleri Hâlâ Anadolu'da Cirit Atıyor

 

 

Anadolu’da yangın çıkmasın diye yüreklerini yakan kardeş ve bacılarım!.. Mücadele ve çabalarınızın meyvesini dün aldınız. Meclisten “işgale hayır” çıktı. Fakat bu mücadele burada bitmedi. Yangın henüz sönmedi. İşgal Kuvvetleri hâlâ Anadolu’da cirit atıyor. Benim gözlerim hâlâ uykuya alışamadı. Ciğerlerim hâlâ yanmakta. Anadolu ve İslam Dünyası’nın her yerinden İşgal Orduları atılmadıkça yüreğimdeki yangınlar asla sönmeyecek.

Devam, devam... Mücadeleye devam ediyorum. Usanmak yok, yorulmak yok.

Müslümanın görevi “yeryüzünde fitneden eser kalmayıncaya, Allah Teâla’nın dini yeryüzüne hakim oluncaya kadar...” mücadele etmektir.

Görevinizi unutmayınız... Gevşemeyiniz... Usanmayınız... Bir anlık gafletimiz bizi zalimin zulmüne düçar edebilir. Unutmayınız ki, düşman, hep zayıf anımızı bekliyor. Allah gafleti sevmez. Uyanık olmak ve saldırılara anında cevap vermek gerek.

Mücadele daha bitmedi dedim. Evet henüz herşey bitmedi. Daha çok yapacaklarımız var. Daha çok çalışmak ve hükümetleri uykularından uyarmamız gerek. Hatta onlara destek olup, korkularının yersiz, makamların da değersiz olduğunu anlatmamız gerek. Seçtiklerimize sahip çıkmak, arkada kalanların ileri doğru yürümelerini sağlamak, yanlış yola sapanları da hizaya getirmek zorundayız.

Korkmayınız! Asla çekinmeyiniz. Yaptıklarınız ve yapacaklarınız Kur’an ve Sünnet’e uygunsa, hem Allah’dan mükafat alacaksınız, hem de yeryüzünü kötülüklerden temizlemiş olacaksınız.

Esas duruşunu kaybetmeyen bir fert, milyonlarca askeri olan ordulardan daha güçlüdür. Buna inanın ve dik durmaya çalışın. Herbir damla su, göllerin ve sellerin habercisidir. Herbir fert de, hak mücadelesinin kazanılması için gereken orduların habercisidir.

Bizler bugüne kadar millet olarak büyük hatalar yaptık. Müsadenizle saymaya çalışayım hatlarımızı:

1. Liderlerimiz herşeyi bizden iyi bilir dedik.

2. Aman partim, grubum, teşkilatım zarar görmesin diye en fahiş hataları bile sineye çekip, haksızlık karşısında susarak “dilsiz şeytan” olmayı bile göze aldık.

3. Liderlerimizin cehaletimizden faydalanmalarına fırsat verdik. Bilmediğimiz konuları araştırmak yerine, liderlerimiz ne söyledilerse onu aldık ve doğru kabul ettik.

4. Emanetleri ehil olmayanlara, karacahillere teslim ettik. Bu yüzden de belimizi doğrultamadık.

İşte size zillette oluşumuzun sebeplerinden bazıları...

Kâinatın Efendisi bize kötülükleri nasıl düzelteceğimizi şu şekilde haber veriyor.

Bir kötülüğü:

1. Eliniz ile düzeltin.

2. Onu yapamazsanız, dililiniz ile düzeltin.

3. Onu da yapamazsanız, kalbinizle buğz (düşmanlık) edin.

İslam Dünyası’nı işgal planlarının yeni bir ayağı olan Irak’ın işgali konusunda ABD ve yandaşlarına karşı mücadelenin her çeşidini sergilediniz. Sevdiklerimiz ve Ankara’ya gönderdiklerimiz küfrün saflarında yer alırken, gösterdiğiniz mücadele unutulacak gibi değil. Bu şamardan işgalciler de, işgale evet diyenler de nasiplerini aldılar.

Sanırım bundan sonra iktidarlar, ayaklarını yorganlarına göre uzatırlar. Ayaklarına göre yorgan aramaktan vazgeçerler. Koloni valisi gibi davranmaktan vazgeçerler. İşgalcilerin emir eri değil, Allah’ın ve halkının emir eri gibi olmayı kabul ederler.

Sizler de, Halife Hazreti Ömer’e hesap soran köylü sahabi gibi olmak ve yanlış yapanlara anında “İn o makamdan. Seni bize zulmedesin diye oraya çıkarmadık” diyebilmelisiniz.

Bundan sonra yapacaklarımızı da şöyle sıralayalım:

1. ABD ile savaş konusunda yapılan bütün anlaşmalar iptal edilmeli.

2. ABD Üstleri derhal kapatılmalı. Çünkü bu üstler, gereği olmadığı halde Soğuk Savaş Dönemi’nde Rus saldırılarına anında karşı koyabilmek amacıyla kurulmuşlardı.

3. ABD ve diğer ülkelerin askeri varlıkları geri gönderilmeli.

4. Anadolu’da neden varolduğu anlaşılamayan İsrail ordusu hemen topraklarımızdan çıkarılmalı.

Bugünlük bu kadar. Fakat sıcağı sıcağına daha çok yapacaklarımız var. Devlet, hükümet ve millet olarak yapacaklarımız var. İşimiz henüz bitmedi. Bu böyle biline!..

Selam ve dua ile