|
Postmodern
Darbe
Biliyorum!.. Bu da
nereden çıktı diyeceksiniz? Nereden çıkacak, tam Ankaranın
ortasından çıktı. Haçlı ordularının İslam Dünyasının tamamını işgal
etmesine yol açacak tezkerenin TBMMde reddedilmesinden günler sonra
çanlar çaldı, mızıkalar öttü ve askerin ayak sesleri bir işaretle
Anadolu Yarımadasını kastı kavurdu.
Daha açık konuşmak
gerekirse, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök bir konuşma ile ihtilal
yaptı. Fakat kimse bu darbeyi anlayamadı.
Sayın Özkök, önce
Hükümete bağlıyız dedi. Alkışlandı. Herkes dillerini
ısırdılar. Aa!.. Asker artık siyasi iradeye boyun eğiyor gibi
safiyane sözler bile edenler oldu.
Hükümetin tezkere
konusundaki düşüncelerine katılıyoruz
dedi. Bu ifade de kapalı kaldı. Yani bizim kalem ekabiri ve politika
kurtları bunu da anlayamadılar. Ya da anlamamazlıktan geldiler.
Aslında bu, Hükümet bu tezkerenin kabul edilmesini istiyor, biz de
istiyoruz demekti.
Evet tezkere
reddedilmişti. ABD askerleri İskenderun Limanında bekleyişe
geçmişlerdi. Bir haftaya yakın bir süre hareketlilik gözlenmedi.
Özkökün bu konusmasından sonra Güneydoğu Anadoluya doğru harekete
geçtiler. Kim verdi bu izni? Meclisin hayır dediğine Genelkurmay
nasıl evet diyebilirdi?
İtirazcıları anında
susturmak isteyen Özkök, Yabancı unsurların hareketliliklerinin,
Meclisin 6 Şubat günü kabul ettiği tezkere çerçevesinde ve imzalanan
Mutabakat Anlaşmasına uygun olarak gerçekleştiği, kontrol dışı bir
durumun bulunmadığı... diye devam eden sözleri sarfedecekti.
Bunlar aynı zamanda bir ifşâttı. En basit anlamı ile ihtilaldi.
Meclisin ve Hükümetin by-pas edildiğinin ilanı idi.
Limanlar, tamir
edilecekti güya! Hükümet buna nasıl evet dedi? Böyle bir tezkere
mecliste nasıl kabul gördü? Bunu Hâlâ anlayabilmiş değilim.
Özkökün ifade ettiği
Mutabakat Anlaşması, kendisinin Aralık 2002de ABDye yaptığı 10
günlük ziyaretinde ADB askeri makamları ile imzaladığı 100 sayfalık
bir metindi. Daha o gün Özkök siyasi iradeyi by-pas etmişti. Şubat
ayında NTVde katıldığı programda Tayyip Bey, sorulan soruları
geçiştirmeye çalışsa da anlaşmanın yapıldığını açıklamıştı.
Modernizasyon
tezkeresinin meclise gönderilmesini ahlaki bulmamıştım. Bunun
dışında modernizasyon adı altında askeri yığınak yapılıyordu.
Anlaşılan meclisi alıştıra alıştıra işi götürmek istiyorlardı. Fakat
bu olmadı. Artık olmasına da gerek kalmadı. Çünkü Genelkurmay,
meclisin, hükümetin ve halkın yetkisini üzerine almış ve bizi bu
kirli savaşa alet etmiştir bile. Kabul edilmeyen tezkereye rağmen
ABD Türkiyeye yığınak yapıyor. Bu arada Anadolunun her karış
toprağının haritasını çıkararak. Çünkü işgali tamamlamak istediği an
bunları yapmaya vakti ve şansı olmayabilir.
Anlaşılan Iraktan önce
biz conilerle savaşmak zorunda kalacağız. Durum onu gösteriyor. Bu
kez karşımızda iki ordu olabilir. Biri coniler, diğeri de Türkiyeyi
kirli savaşa sokmaya çalışan bizim beslediklerimiz.
Erdoğan bundan sonra ne
yapmalıdır?
Kısa sürede hükümeti
kurulacak ve göreve başlayacaktır. Güvenoyu aldığı sabah, Erdoğanın
yapacakları var:
1. Darbecilere gereken
cezayı verecek. Bu hür Türkiyenin ilk temel taşı olacak. Yani
Genelkurmay, Milli Savunma Bakanlığına bağlanacak. İhtilal yapanlar
ve yeltenenlere uygun cezalar getirilecek. Hiçbir şekilde
siyasilerin ve devletin işlerine askerlerin burunlarını sokmalarına
izin verilmeyecek.
2. Bütün anlaşmalar
iptal edilecek ve yabancı askerler Türkiyeden çıkarılacak.
Erdoğan, bu iki işi
yapamıyorsa, Türkiye, Ortadoğu ve İslam Dünyası üzerine oynanan
ve planlanan oyunları açıklayacak, sonra da istifa edecek. Askeri
çağırıp, ülke yönetimini onlara teslim edecek.
Makam sevgisi ağır basar,
makama çivilenip kalırsa, sonu Devlet Bahçelinin sonuna benzer. AK
Parti de, MHPnin akibetine uğrar. Bir şiire verilen 10 aylık ceza
onu iktidar yaptı. Şimdi yapacakları da onu ya İslam Dünyasına
Padişah yapar, ya da rezil yapar. Seçim ona ait. Tarihten ibret
almalı. Refahyol ve Hoca en yeni ve ibret alınması gereken bir
sayfa.
Yahudilerin Arz-ı Mevud
hayaline çanak tutacak işler yapmaya kalkanlar ve kardeşlerini üç
beş kuruş ve dünyalık makamlar uğruna kafirlere kurban edenler, hem
bu dünyada, hem de ahirette hesabını öderler.
Eskiden her on yılda blr
ihtilal yapılırdı, şimdi bu süre beş yıla indi. Uyanmazsak, her yıl,
her ay, hatta her gün ihtilal yapacaklar.
Müslüman sen ne zaman
cesaretli olmayı bileceksin? 2003 Postmodern Darbeside uyanman için
vesile olmayacak mı?
Selam ve dua ile. |