|
Türkiyenin ABD İle
Birlikteliği |
50 sene önce Korede,
yakın dönemde Afganistanda süren işbirliğimiz bugün de devam
ediyor.(Medya)
İnsanın yüreğini param parça eden bu öğünme, yeter kelimesini
ferdin ağzına bir tesbih haline getiren burukluk... Ya da insanın
beynini zonklatan, en sevdiği ve yıllarca omuz omuza mücadele
ettiğimiz, omuzlarımıza basa basa yükselen insanların bir anda 180
derece dönüş yaptıklarını anlatan ifade...
Bu kelimeleri, düşmanlarımız, satılıklar, hainler ve imansızlar
sarfetmiş olsalardı, belki bir noktada normal karşılardık. Yani
kişinin imanı ne ise, ameli de odur der ve gerekeni yapardık. Fakat
dost bildiklerimizin bizi sırtımızın tam orta yerinden vurması kadar
acı bir şey var mıdır?
Müslüman kanı emen imansızlarla hangi kural ve hangi hükme göre
birlikte olunabilir diye sorma ihtiyacı hissediyor insan. Ya da bir
elinde Kuran, öteki elinde Sam Amca adı verilen, aslında kan emici
kenelerin kitabı olan bir müslüman tasavvur edebiliyor musunuz? Ben
bunu düşündüğüm an, beynim patlamaya başlıyor. Acaba sorusunu
sorduğum zaman kendimden tiksiniyorum. Utancınmdan yerin dibine
giriyorum. Küfürle birlikte hareket eden bir müslüman tasavvur
edemiyorum.
Bu noktada küfürle birlikteliğin ballandıra ballandıra anlatılacak
ve de öğünülecek bir tarafı olmasa gerek. Var diyen varsa, ona, ya
da onlara saflarını belirtmelerini, ne kafir ne müslüman veya hem
müslüman, hem de kafir oyununu oynamamalarını tavsiye ederiz. Gülünç
duruma düşmeleri asla hoşumuza gitmez. Çünkü biz, herhangi bir
müslüman ile alay etmeyi ve edilmesini kendimiz için zül addederiz.
Tek gayemiz hakikatin bilinmesidir.
3 Kasım 2002 Seçiminden sonra hissedilen yumuşak havanın yerini
ANASOL-ME döneminin katı polisiye devlet özleminin hakim olmaya
başladığının işaretlerini alıyor olmamız bizi kahrediyor. Katil ABD
ve Ortaklarını protesto edenlerin tutuklanmaları, polisin halka
saldırması, yaralamaları ve ABD jandarmalığına soyunur olmalarını
nasıl açıklanabiliriz? Cami avlusunda gıyabi cenaze namazı kıldıran
Mehmet Göktaş hocanın tutuklanması da ne demek oluyor. Irakta
hiçbir sebep yokken katledilen müslümanlar için cenaze namazının
kılınması kime batıyor?
İçişleri Bakanımız işgal karşıtlarına yapılan zulüm ve işkenceleri
görmüyor mu?
Yazık oluyor, yazık! Ecevit Hükümetinin yaptıklarından bir farkı
yok...
Bizim devlet büyüklerimizin öğündükleri birlikteliğe ne Allah
Teâlânın kitabında, ne Rasûlullahın sünnetinde izin var. Müslüman
katline ortak olmanın gaye ve sebebi nedir diye sorsak, acaba hata
etmiş olur muyuz?
İsterseniz, ABD ile birlikteliğimizin kısa tarihine bir bakalım:
Türkiye hangi akılla Koreye savaşmak için asker gönderdi dersiniz?
Oradaki devlet menfaatleri ne idi? Kimin adına Korede savaştık?
Orada kaybettiğimiz askerlerimize hangi kurala göre şehid
diyebiliyoruz. Kore Gazileri de ne demek oluyor. Hangi yüzle Kore
Şehid ve Gazileri ile öğünüyoruz? Bu şehid ve gazi ünvanları ile
alay etmek olmuyor mu?
Korede birlikteliğimiz savaş olarak vardı, fakat Filistinde zulmü
meşrulaştırma olarak tarih sayfalarında yer aldı. Kendi
topraklarımızda bir katil yahudi devleti kurulmasını ABDden beş
dakika sonra Türkiye tanımıştı. Gel de ağzını bozma!
Ben yine de efendiliğimi koruyayım.
Afganistanda yine ABDye uşaklık yapmaktan ve kardeş katili
olmaktan başka ne işe yaradık.
Son olarak da, Irakta kardeş kanı içmekten başka bir iş yapmadık.
Defalarca tekrarladığımız halde, yine tekrarlayalım. İslam
Dünyasını toptan yok etmek için katliamlara başlamış olan ABD ile
birlik olmanın sonu, Allah Teâlânın aynı katilleri bir gün mutlaka
başımıza bela etmesidir. Alın size Saddamın durumu...
Bütün bunlar, kendi vatanımızı ABD, İsrail ve İngiltereye
sattığımızın işaretidir. Her müslüman beldesi aynı zamanda bizim de
vatanımızdır.
Abdullah Beyin; Biz de bu koalisyonun içindeyiz... Türkiye
müttefik ülkelerle birlikte hareket etmektedir! sözünün başka bir
manası var mı?
www.muhammedmucahid.com
mokcu@msn.com |
|